Greek · Hristiyan Mistisizmi

Metaxu

μεταξύ (metaxu)

Simone Weil’in ruhani bir kavram düzeyine yükselttiği, "arada olma" anlamındaki Yunanca sözcük: ayıran şey aynı zamanda bağlayan şeydir. Bir ev, bir ülke, sevilen bir varlık *metaxu*dur — öteye giden köprüler, onları bir son olarak görüp duraklamak yerine, içlerinden geçmek şartıyla.

Les vrais biens terrestres sont des metaxu. On ne peut respecter ceux d’autrui que dans la mesure où l’on regarde ceux qu’on possède seulement comme des metaxu, ce qui implique qu’on est déjà en route vers le point où l’on peut s’en passer.
Simone Weil, La Pesanteur et la Grâce, chapitre « Metaxu ». Librairie Plon, 1948 (recueil établi par Gustave Thibon) · source

Metaxu, Yunanca’da basitçe « arada olan », ortada duranı söyleyen edattır. Weil bunun imgesini köprü olarak kurar. Yan yana iki hücredeki mahkûmlar duvara vurur: « Duvar onları ayırandır, ama aynı zamanda iletişim kurmalarını sağlayandır da. Bizimle Tanrı arasında da böyledir. Her ayrılık bir bağdır. » Aynı engel hem set hem geçittir.

Sözcüğün buyurduğu işlem de buradan çıkar. Bu dünyanın nimetleri — bir yuva, bir vatan, bir kültür, sevilen bir yüz — ne değersiz ne de amaç olarak görülmelidir. Onlar aracıdır: « Üzerinden geçilsin diye var olan şeyler, ki oradan Tanrı’ya varılsın. » Onları metaxu olarak görmek, « artık onlarsız da olunabilecek noktaya giden yolda » olmaktır — onları yeterince sevip aşmak, durulacak yer haline getirmemek.

Weil tam da burada « iyinin ve kötünün bölgesi »ni konumlandırır. Alçak olanın önemi yoktur; yüce olana dokunulamaz. Dram, bu ikisi arasında, sonlu ile sonsuzun karışımında yaşanır: « Ruhu ısıtan ve besleyen » bu ara katmanı yıkmak ise kutsala saygısızlıktır. Buradan çıkardığı siyasal buyruk şudur: Kimsenin metaxu’sundan yoksun bırakılmaması, başkalarınınkine saygı gösterilirken kendi metaxu’larına da yapışılmaması.

Yanlış hareketin adı onda bellidir: köprüye bina yapmak. « Köprünün evler dikmek için yapıldığını sandık », üstüne durmadan kat çıkan gökdelenler yükselttik, köprünün geçmek için olduğunu unuttuk. Vatanı « bir put değil, Tanrı’ya çıkan bir basamak » kılmak: tüm fark bu yer değiştirmede yatar.

Metaxu ≠ put: Put, sonlu iyinin amaç sayılması, köprünün mesken haline getirilmesidir. Metaxu ≠ salt simge de değildir, çünkü ara olan şeffaf bir işaret değildir ki bakışla aşılsın; oturulan ve terk edilen bir gerçektir. Ayıran duvar aynı zamanda bağdır — onu kaldırmak hiçbir şeye yakınlaştırmaz.

← sözlüğe dön