Arabic · Sûfîlik

Maʿrifat

معرفة (maʿrifat) — « ma'rifat » chez Garcin de Tassy

Arapçada bilgi anlamına gelen *maʿrifat*, özellikle birikimle değil, açığa çıkarma yoluyla elde edilen bilgidir. ʿAttâr’ın şiirinde *maʿrifat*, yolun yedi vadisinin üçüncüsüdür, “ne başı ne sonu olan” vadi. Herkes onu kendi gücüne göre kat eder — örümcek filin adımını izlemez; “farklı yüzleri” vardır ve kimileri onda mihrabı, kimileri putu bulur. Bu, taşınan bir bilgi değil, her zerresinde araştırmacının bütünü gördüğü bir ışıktır.

C'est celle de la connaissance ( ma'rifat ), qui n’a ni commencement ni fin.
Farîd al-Dîn ʿAttâr, Le Langage des oiseaux (Mantic Uttaïr), Le discours de la huppe — la troisième vallée, celle de la connaissance. Imprimerie impériale, 1863 (transcription remacle.org) · trans. Joseph Héliodore Garcin de Tassy · source

Arapça ʿ-r-f kökünden türeyen, bilmeyi, tanımayı ifade eden maʿrifat, manevi bilgiyi adlandırır — çalışmayla biriktirilen değil, açığa çıkarak alınan bilgiyi. Garcin de Tassy bunu “bilgi” olarak çevirir. Maʿrifat, talep ve aşk (ʿishq) vadilerinden sonra, kendine yeterlilik vadisinden önce gelen üçüncü vadidir.

Bu vadinin öncekilerden farkı, “ne başlangıcı ne de sonu” olmasıdır: hiç kimse orada katedilen yolun uzunluğunu belirleyemez. “Dünyevi yolcu başka, manevi yolcu başkadır” der ibibik; yol “herkesin kendi gücüne göre belirir”. Bu imge kalıcı olmuştur: İbrahim’in yürüdüğü yolda, “zayıf örümcek, filin adımını nasıl izleyebilir?” Herkes hedefe “kendi yatkınlığına göre” yaklaşır ve hiçbir kuş bir diğerinin uçuşu gibi uçmaz.

Vadinin en çarpıcı sözü de buradan gelir: manevi bilgi “orada farklı yüzlere sahiptir. Kimileri mihrabı bulur, kimileri putu.” Aynı açığa çıkış herkese aynı şeyi göstermez; bilgi, aktarılacak sabit bir içerik değil, “herkesi kendi liyakatine göre aydınlatan” bir ışıktır. Maʿrifat güneşi parladığında, varlıkların özünün sırrı görünür ve dünyanın ateşi bahçeye dönüşür.

Maʿrifat ≠ kitabi bilgi (ʿilm). Bilgi birikir, sayılır, alıntılanır; öğrenen için hep aynıdır. Açığa çıkarak gelen bilgi ise, onu alan kişinin gücüne bağlıdır ve asla tamamlanmaz. Maʿrifat ≠ dördüncü vadi olan istignâ: orada, zor kazanılan bu bilgi artık ağır gelmez, arayan yolunu anladığıyla ölçmez. Üçüncü vadi aydınlatır; dördüncü ise bu aydınlığın bedelini bile siler.

← sözlüğe dön