Ngarinyin · Ngarinyin

Bandaiyan

bandaiyan

Ngarinyin dilinden (Kimberley, Avustralya'nın kuzeybatısı) bir sözcük — yaşlı David Mowaljarlai’nin, kıtayı tek bir canlı beden olarak kavradığı bütün için kullandığı terim. Kendisi bunu «*Corpus Australis*» olarak altbaşlıklandırır. Kitabının sözlüğü şöyle açıklar: kara kütlesi, doğa, ilişkide olan insanlar. Ülke sırtüstü yatmış, bölgeleri bir bedenin parçaları gibi adlandırılmış: kuzeyde baş (Cape York, Arnhem Toprakları, Kimberley), merkezde göbek (Uluru), batıda karın (wadi), Carpentaria Körfezi’nin altında akciğerler. İçinde Wunggud Yılanı durur, doğayı bedeninin yüzeyinde büyütür. İnsanlar burada sahibi olarak değil, «*bir tüzel kişilik gibi*» (a corporation) hareket eder; beden «*bütün*»dür ve toprak «*insanlar için*» işler, kimsenin yaşamadığı yerlerde bile. ≠ harita / toprak (sınırlanıp paylaşılan bir yüzey), ≠ «*siyasi beden*» (devletin metaforu, yalnızca insanlar), ≠ çevre (bizi kuşatan şey). Worora ve Wunambal komşu halklarıyla paylaşılan bir sözcük.

We think of Bandaiyan in those terms, as a human body.
David Mowaljarlai, Yorro Yorro, Bandaiyan – Corpus Australis (ch. 30) : le continent nommé comme un corps humain (citation en anglais). Magabala Books, éd. revue et augmentée, 2014 (avec Jutta Malnic)

Fransızca kıtayı şeyler tarafına koyarken —ölçülen, bölünen bir alan, bir toprak, bir yüzey— Ngarinyin dili onu canlıların tarafına koyar. Bandaiyan, bir yerin adı değil, bir bedenin adıdır: sırtüstü yatan Avustralya, okyanustan zar zor başını çıkarmış, bir başı, bir karnı, kaburgaları, bir göbeği olan. Mowaljarlai haritasını çizer, sonra eliyle kaldırıp hacmi olduğunu gösterir. Düz görünen, tepeden bakılan bir bedendi.

Bu yer değiştirme süs değildir. Ülke bir bedense, ondan çıkılmaz: İçinde olduğumuz şeyin etrafında olamayız, tıpkı bir “çevre”nin etrafında olamayacağımız gibi. Biz onun bir organıyız, kaya, yılan ve doğanın geri kalanıyla birlikte. İnsanlar için kullandığı sözcük de bunu söyler: corporation — altında Latince corpus yatar: ortaklardan oluşan bir topluluk değil, aynı bedenin üyeleri, birlikte hareket eden.

Buradan son bir sonuç çıkar ki, Bandaiyan’ı bizim toprakla ilişkimizden keskin biçimde ayırır: Beden, bizden bağımsız olarak bütüntür. Biz bir toprağı ancak üzerinde yaşandığında ya da işlendiğinde canlı sayarken, Mowaljarlai “toprak kaldı” der, “insanlar için iş görür” — varlıklar boşaltsa bile. Ülkeyi canlı kılan işgal değildir — ülke, ona bağlı olanları ayakta tutandır.

Aynı yaşlıdan gelen yorro yorro, bu yasanın öteki yüzünü adlandırır: artık mekânın bedenleşmesi değil, bitmeyen zaman, yaratımın sürekli şimdisi.

← sözlüğe dön