French · Batı Felsefesi

Écoféminisme

1974'te Françoise d'Eaubonne'un *Le Féminisme ou la mort* adlı eserinde ortaya attığı kavram; o güne dek ayrı sayılan iki mücadelenin kesişimini adlandırır: kadınların ve ekolojinin mücadelesi. Tez şu: kadınların tahakkümü ile doğanın tahribatı iki ayrı kötülük değil, *eril Sistemin* —toprağı (dolayısıyla kaynakların aşırı sömürüsü ve tükenişi) ve kadın bedenini (dolayısıyla nüfus patlaması) aynı anda ele geçiren gücün— mantıksal iki yüzüdür. Ekolojik tehlikeden çıkmak, bu sistemi "düzenlemek" değil, onu ortadan kaldırmayı gerektirir.

un peu moins connaissent l’entière responsabilité du Système mâle, en tant que mâle (et non pas capitaliste ou socialiste) dans ces deux périls
Françoise d'Eaubonne, Le Féminisme ou la mort, ch. « L'éco-féminisme ». Pierre Horay Éditeur, 1974

Kitapta sözcük, adını veren bölümün sonunda ortaya çıkıyor. D’Eaubonne, onu “şimdiye dek ayrı düşünülen iki mücadelenin, feminizm ile ekolojinin sentez denemesi” olarak sunar. İlham kaynağı arasında özellikle alıntıladığı Shulamith Firestone vardır; proje bir “Ekoloji-Feminizm Merkezi”nde somutlaşır ve d’Eaubonne bunu “erkek egemen toplumun geri dönülmez sonuyla doğan yeni bir hümanizmanın tohumu” olarak görür.

Akıl yürütmesi, o dönemde en acil gördüğü iki tehlikeyi —nüfus patlaması ve kaynakların tahribatı— aynı tarihsel hamleye bağlar. Erkek iktidarı “toprağı, dolayısıyla verimliliği (sonraları sanayiyi) ve kadının rahmine, yani doğurganlığına el koyarak” “her ikisinin de aşırı sömürüsünü” başlatmış, bu da “paralel ve tehditkâr çifte tehlike”yi doğurmuştur. Çıkış yolu ne “anaerkillik” ne de “kadınlara iktidar”dır; “kadınlar tarafından iktidarın yıkılması”dır — bir değişim, bir devralma değil.

D’Eaubonne’un ekofeminizmi ≠ kadını “doğası gereği” doğanın müttefiki sayan özcülük. Metin, her türlü “özsel kadın” fikrini açıkça reddeder: “Ne ‘özsel kadın’ vardır, ne de doğuştan proleter olmaya yatkın işçi.” Eleştirdiği şey bir sistemdir — “elli yüzyıllık” bir sosyal ve üretimci düzen — kadınlık özü değil. Sorumlu tuttuğu, “erkek Sistemi, erkek olarak (kapitalist ya da sosyalist değil)”: bir tahakküm ilişkisi, bir doğa değil.

← sözlüğe dön