French · Batı Felsefesi

Devenir-nègre du monde

Achille Mbembe'nin ortaya koyduğu tanı şu: Neoliberal kapitalizm altında, bir zamanlar Afrika kökenli kölelere özgü olan durum — bir şeye, bir metaya, değiştirilebilir bir bedene dönüştürülmek, geleceği üzerindeki tüm iktidardan yoksun bırakılmak — artık tek bir gruba özgü olmaktan çıkıp tüm insanlığa yayılıyor. "Zenci" böylece genelleşmiş bir durumun adı haline geliyor: Sermayenin keyfine göre feda edilebilir, eritilebilir, sömürülebilir kılınmış bir insanın durumu. Mbembe bu süreci dünyanın *zencileşmesi* olarak adlandırıyor. Bu ne ırksal bir kategori ne de basit bir metafor; kölelerin önce deneyimlediği bir tecrübenin evrenselleşmesini sağlayan ekonomik bir mantığın analizi.

C'est cette fongibilité nouvelle, cette solubilité, son institutionnalisation en tant que nouvelle norme d'existence et sa généralisation à l'ensemble de la planète que nous appelons le devenir-nègre du monde.
Achille Mbembe, Critique de la raison nègre, Introduction, « Le devenir-nègre du monde ». La Découverte, 2013

İfade, tarihi bugüne karşı çevirir. Mbembe’nin hatırlattığı gibi, “Zenci” bir icattır: doğanın bir verisi değil, ilk kapitalizmin —köle ticareti ve plantasyonun— ürettiği bir figürdür; insanları metaya dönüştürmüş, onlardan geleceği ve zamanı, “olanaklılığın bu iki matrisini” çekip almıştır. Sözcük, bu yüzden bir ten rengini değil, bir işlemi gösterir — canlıyı kullanılabilir bir nesneye dönüştüreni. Mbembe’nin savunduğu da, bu işlemin neoliberalizmin gezegen ölçeğinde yeniden devreye girdiğidir.

Yenilik tek bir sözcükte yatıyor: misliyet. Misli bir meta, değiştirilebilir, ölçülebilir, hesaba indirgenebilir niteliktedir. Geç kapitalizm, artık insanları —ırkın damgaladığı yalnızca o insanları değil, tüm insanları— dijital veri, kod, ikame edilebilir emek birimi olarak ele alıyor. Uzun süre bir gruba ve bir kıtaya hapsedilmiş olan Zenci durumu, “varoluşun yeni normu” haline geliyor. Mbembe’nin olagelişten söz etmesinin nedeni de bu: kazanılmış bir durum değil, piyasanın yaşamlar üzerindeki tahakkümü genişledikçe alan kazanan bir süreç.

Bu hamle, Marx’ın meta fetişizmi tezini radikalleştirerek buluşturur —ki burada kişiler arası ilişkiler, şeyler arası ilişkilere bürünür— ve Byung-Chul Han’ın yorgunluk toplumunda betimlediği, kendini sömürmeye zorlanan özneye dair teşhisi kesiştirir. Ne var ki Mbembe, köleliğin hafızasını da ekler: Kapitalin şeyleştirdiğini söylemekle kalmaz, bu şeyleştirmenin biçiminin bir adının olduğunu ve bu adın köle gemisinin ambarlarından geldiğini belirtir. Bu teşhise karşı, Sarr’ın afrotopyası diğer yüzü duyurur: Artık katlanılan durum değil, onun son bulacağı bir dünya yaratmanın gücü.

Dünyanın Zenci-olagelişi ≠ ırksal ya da biyolojik bir kategori: Mbembe, tam tersine, onu renkten koparılmış ekonomik bir durumun adı kılar. ≠ basit bir sözbilimsel imge: Kapitalizmin gerçek bir mantığını, insanların birbirinin yerine konabilirliğine dair bir tanıyı betimler. ≠ kapalı bir kader: Süreci adlandırmak, ona direnme olanağını açmaktır bile.

← sözlüğe dön