Huzurlu Bir Toprak
Japonya Diet’ine seçilen ilk Ainu olan Shigeru Kayano, kendisine biçilen —«eski yerli»— adını reddederek, toprağının çok önceden taşıdığı adı hatırlatır: Ainu Mosir, huzurlu toprak.
Nibutani’nin çevresinde, Shigeru Kayano’nun anımsadığına göre, öylesine sık bir katsura ormanı vardı ki, iki metre çapında gövdeler bulunur, geyikler sürüler halinde dolaşırdı. Ainu halkı burada ihtiyacı olanı alır — Saru Nehri’nden somon, avdan et — ve fazlasını değil. Sonra Meiji dönemi geldi: Aynı dağlar, kendilerine haber verilmeksizin, Japon devletinin «ulusal ormanları» ilan edildi, ardından büyük bir finans grubuna satıldı. İdari bir sözcük, üzerinde yaşanan bir toprağı kullanılabilir bir kaynağa dönüştürmeye yetmişti.
1994’te Japonya Diet’ine seçilen ilk Ainu olan Kayano, kendisine yapıştırılmak istenen bir başka sözcüğü de reddeder: 1899 tarihli bir koruma yasasının «uygarlaştırılacak tebaa» arasına yerleştirdiği «eski yerli» sıfatını. Anılarında, Japon yasalarının geçerli olmasından çok önce toprağının taşıdığı bir ada karşı çıkar.
İngilizce (Japoncadan çeviri) We are no “former aborigines.” We were a nation who lived in Hokkaido, on the national land called Ainu Mosir, which means “a peaceful land for humans.” The “Japanese people” who belonged to the “nation of Japan” invaded our national land.
Türkçe Biz «eski yerli» değiliz. Hokkaidō’da, Ainu Mosir adı verilen ulusal toprağımızda yaşayan bir ulustuk; bu ad «insanlar için huzurlu bir toprak» anlamına gelir. «Japon halkı», «Japon ulusu»na ait olanlar, ulusal toprağımızı istila ettiler.
Mosir: toprak, dünya, ülke. Ainu Mosir bu yüzden sıradan bir yer adı değil — «Hokkaidō»nun Ainu dilindeki karşılığı değil. Bu ad, toprağın ne olduğunu içeren bir yargıdır: huzurlu, üzerinde yaşanmak için yaratılmış. Onun karşısında aynı coğrafyayı tanımlamak için iki ad daha çekişir. «Eski yerli», yaşayan bir halkı geçmişe hapsederek, uygarlaştırılmayı haklı kılar. «Ulusal orman», üzerinde yaşanan bir toprağı varlıklar hanesine yazarak, satılmasını meşrulaştırır. İkisi de orada ne olduğunu adlandırmıyor; ikisi de oradan ne yapılmak istendiğini söylüyor.
Kayano durumu yalnızca yakınmakla yetinmez. Kendisine dayatılan hukukun terimleriyle bir hukuk sorusu sorar: Eğer Japon halkı bu toprağı ödünç almışsa, bir kira sözleşmesi olmalı; satın almışsa, bir satış senedi. Ne birini ne ötekini görmüştür. Tek yapabileceği, Ainu halkından hiç kimsenin Ainu Mosir’i kime sattığını ya da kime ödünç verdiğini hatırlamadığı gerçeğini saptamaktır. Akıl yürütme son derece yalındır — taşan bir öfke yok, istenen bir fatura vardır, o da yoktur.
1994’te Diet kürsüsünde Kayano, Ainu dilinde konuşur — Japonya yasalarının yapıldığı bu mekânda ilk kez bu dil yankılanır. Sergilenen bir folklor değildir bu. Yasaların gücünü taşıyan tek yerde, bir ad yeniden konulmaktadır.
Alıntılanan Kaynaklar
- Shigeru Kayano, Our Land Was a Forest: An Ainu Memoir, baskı Westview Press, 1994 (orig. japonais, 1980), çev. Kyoko & Lili Selden (du japonais vers l'anglais) ; rendu français maison.