Toprağa Yazılı Yasa
Sierra Nevada'nın Kággaba (kogi) halkı için, toprağı düzenleyen yasa sözcüklerle yazılmaz: o, bizzat toprağın kodlarında kayıtlıdır. «Ley de Origen», devlete seslenmek üzere halk örgütü tarafından kamuya açıklanmıştır.
Bir hukukçuya yasasının nerede olduğunu sorun: bir kanun kitabını, numaralı maddeleri, sabitlenmiş sözcükleri açacaktır. 2012 yılında, dışarıda kogi olarak bilinen kággaba halkı, Kolombiya devletine, Sierra Nevada de Santa Marta topraklarını düzenleme ve koruma biçimlerine dair bir belge sundu. Uzman metni beklenebilirdi. Oysa okunan başka bir şeydi: bu toprağı düzenleyen yasa sözcüklerde değildir ve onu yazmak, yalnızca sayfaları okuyabilenlere seslenmek için bir çareden ibarettir.
İspanyolca esta Ley de Origen no está escrita en palabras, sino en los códigos de nuestro territorio ancestral y se practica de manera diaria entre nuestros mamos y comunidades.
Türkçe bu Köken Yasası sözcüklerle yazılmamıştır, atalarımızın topraklarının kodlarında yer alır ve her gün mamo’larımız ve topluluklarımız arasında uygulanır.
Cümle, alışık olduğumuz düzeni tersine çevirir. Bizde toprak, yasaya göre yönetilir: önce metin, sonra onun uygulandığı toprak. Buradaysa tam tersi geçerlidir. Yasa topraktır; Sierra’yı oluşturan dağlarda, ırmaklarda, mekanlarda okunur. Ley de Origen —«Köken Yasası»— ilan edilmez, kanun kitaplarına girmez: her gün, bir patikayı onarmak ya da bir pınarı gözetmek gibi uygulanır. Kággaba örgütü, yazmanın onu gerçekten ifade etmek bile olmadığını söyler; bu, yalnızca «anlaşma mekanizması» kurmaktır, kağıt talep eden kurumlar için.
Yine de bu yazılı olmayan yasa, belirsiz bir kutsallık duygusu değildir. Bir normun sağlamlığına sahiptir — ama kaynağı ne yasama organıdır ne de ahlaki vicdan.
İspanyolca Para nosotros las normas no solamente están inscritos en los códigos legales o en los mandatos morales, sino que están consagrado desde el origen de las cosas y así está expresada en nuestra Ley de Origen
Türkçe Bizim için normlar yalnızca yasal kodlarda ya da ahlaki buyruklarda yazılı değildir: onlar, şeylerin kökeninden beri kutsanmıştır ve işte böyle ifade bulur, bizim Köken Yasamız.
İşte ayrım burada. Miras aldığımız hukukta, bir kural geçerlidir çünkü bir iktidar onu koymuştur — bir parlamento, bir gelenek, onu çıkarsayan bir akıl. Kággaba halkı içinse bir kural geçerlidir çünkü şeylerin kökeninde oradaydı, dünyanın her bir öğesinin yerini ve işlevini aldığı biçimde kazınmıştı. Mamo ne yasama yapar ne de icat eder: okur, hatırlatır, sürdürür. Yasa, sessiz bir toprağa tepeden inmez; topraktan yükselir, ki o da ilk metindir.
Bu toprağa kazınmış yasayı filozofların doğal hukukuyla ilişkilendirmek cazip gelebilir. Acele etmek olurdu bu. Batı’nın doğal hukuku, akıl yoluyla çıkarsanan, her yerde, her insan için geçerli evrensel bir düzendir: bu yüzden öğretilir ve ihraç edilir. Köken Yasası ise çıkarsanmaz, soyutlanmaz: bu Sierra’da, şu tepelerde, şu sularda okunur. Yolculuk etmez, çünkü kazılı olduğu topraktan ayrılmaz.
2012’deki cümlenin açtığı, kapatmadığı karşıtlık kalır. Biz yasalarımızı toprağın bize itaat etmesi için yazarız: önce metin, sonra toprak, ona boyun eğmesi emredilir. Kággaba halkı bunun tersini yapar — toprak metindir, yasa onda okunur ve yazı, onu artık duyamayanlar için bir çeviriden ibarettir. Soru, onların yazmamakta haklı olup olmadıkları değildir. Soru, bütün yasayı sözcüklere hapsettiğimiz gün, ne okumayı bıraktığımızdır.
Alıntılanan Kaynaklar
- Organización Gonawindúa Tayrona (OGT) — peuple Kággaba, Lineamientos para el ordenamiento y manejo del territorio Sierra Nevada de Santa Marta, desde la visión ancestral del Pueblo indígena Kággaba, baskı Sierra Nevada de Santa Marta, mai 2012 (document public, gonawindwa.wordpress.com), çev. texte original espagnol ; rendu français maison.