Mahua Yoxin
mahua yoxin
Chonon Bensho'nun olumsuz anlamda kullandığı Shipibo-Konibo sözcüğüyle anlatmak istediği şey, bir kişinin *ne olmadığıdır*: *mahua yoxin*, tüm ilişkilerden ve bağlardan yoksun ölü hayaletidir. Bensho, Shipibo kadınının, büyükannelerinin geleneklerini bilen ve atalarının toprağında yürüyen birini tarif etmek için onu anar — bu yüzden o, bu bağları kopmuş hayalet gibi dünyada kaybolmuş değildir. Sözcük korkutucu doğaüstü bir şey ifade etmez: tam da akrabalık, bilgi ve toprak ağına kök salmış kişinin *tam zıddını* adlandırır.
She is not like a mahua yoxin ghost, with no relationships or attachments.
Chonon Bensho mahua yoxin’i kendi başına tanımlamaz: onu, karşıtlıkla, ipini koparmamış bir Shipibo kadınının ne olduğunu anlatmak için kullanır. Büyükannelerinin geleneklerini bilen, atalarının bastığı topraklarda yürüyen kadın, “dünyada kaybolmuş değildir. Ne de mahua yoxin gibi bir hayalettir — ilişkisiz, bağsız.”
Mahua yoxin, kopmuş ölü ruhudur — Bensho’nun rüyalarında ya da anılarında yaşayan, canlılarla bağı sürdüren atalar gibi değil, tüm bağları koparmış olandır: artık anlatılan bir soyağacı yoktur, tanınan bir toprak yoktur, konuşulacak canlılar yoktur. Hayaleti tanımlayan sürükleniş değil, Bensho’ya göre kişiyi kişileştirenin yokluğudur: nereden geldiğini bilmek, nereye gittiğini bilmek.
Batı folkloründeki hayaletten — varlığıyla etkileyen, korkutan, kendini gösteren — farklıdır. Mahua yoxin görünerek korkutmaz: bağsızlığının ta kendisiyle, tamamen ilişiksiz bir yaşamın ne olduğunu gösterir. Akinananti’nin, “kimsenin yalnız olmadığı” bir dünyada birlikte yapılan işin tam zıddıdır — mahua yoxin, tam da yalnız olanın ta kendisidir.