Capital personnifié
Marx’ın *Kapital*'de kapitalisti bir iştahla hareket eden bir kişi olarak değil, kişisel olmayan bir hareketin «bilinçli taşıyıcısı» olarak kavradığı formül: değerlenen bir değer, tek güdüsü soyut zenginliğin durmadan artan biçimde mülk edinilmesi olan. Bu figürde araç —para, değişim değeri— özne haline gelir, insan ise artık yalnızca bu hareketin kendinin bilincine vardığı yerdir. Edinimin ölçüsüzlüğü burada yumuşatılabilecek bir huy kusuru değil, bir biçimin mantığıdır: daha pahalıya satmak için satın almak kendi çıkış noktasına kapanır ve hiçbir sonu yoktur.
Ce n’est qu’autant que l’appropriation toujours croissante de la richesse abstraite est le seul motif déterminant de ses opérations, qu’il fonctionne comme capitaliste, ou, si l’on veut, comme capital personnifié, doué de conscience et de volonté.
İfade bir tersyüz edişi özetliyor. Normalde insan özne, para ise araçtır; burada araç özne olmuş, insan da onun aracı haline gelmiştir. Marx’ın yazdığı gibi, kapitalist, ancak kendisini aşan bir hareketin —büyümeye çalışan değerin— aktarıcısı olarak “işlev görür”. Bilinci ve iradesi artık hareketin kaynağı değil, hareketin kendini gördüğü yerdir. İşte bu yüzden neredeyse teolojik bir sözcük kullanılır: kişileşmiş sermaye, ete kemiğe bürünmüş bir soyutlama.
Bu yer değiştirme Marx’ı eski bilgeliğin ötesine taşır. Aristoteles zenginliği araçlar arasında sayar ve düzensizliği onu amaç edinen ruhun içine yerleştirir: çare, daha iyi düzenlenmiş bir seçim, yalnızca kendisi için aranan en yüce iyiye dönüştür. Marx bu teşhisi reddetmez; yalnızca merkezini değiştirir. Sınırsızlık artık özel bir hırsta yaşamaz: onu içimizde söndürmüş olsak bile hareketten hiçbir şey eksilmez, çünkü sonu olmayan şey toplumsal biçimdir —özne değil—.
Bu, Kapital’in ilk kitabındaki meta fetişizmi ile karıştırılmamalıdır; onun yakın akrabasıdır. Fetişizm, içinde toplumsal bir değer barındırıyormuş gibi görünen cansız nesneyi anlatır; kişileşmiş sermaye ise bu değeri kendine mal eden ve onu büyüten hareket halindeki özneyi betimler. Biri canlıymış gibi görünen nesnedir; diğeri, insanı kendi organı gibi kullanan harekettir. Kişileşmiş sermaye ≠ cimri: cimri istifler ve tutar; kişileşmiş sermaye ise ancak durmadan yeniden harekete geçerek kendini korur.