German · Hristiyan Mistisizmi

Gelassenheit

Ruhun, bencil bağlardan kurtulmuş haliyle ilahi iradeye teslimiyeti. Bu ne edilgenlik ne de vazgeçiş, kişinin kendini boşaltarak Tanrı’nın eserinin onda zuhur etmesine izin verdiği *etkin bir açılım*. Bu çıplaklıkta insan, kaynaşma yoluyla değil, O’nun nuruna iştirak ederek ilahiyle eşitliğe erer.

une illumination intérieure : dans cette illumination intérieure ils se hissent par-delà eux-mêmes vers la ressemblance divine, tous se tiennent face à Dieu dans la lumière divine, à ce point égaux qu’ils opèrent œuvre divine.
Maître Eckhart, sermons, .

Gelassenheit, ruhun arzu ve temsillerinden el çekerek saf bir hazır bulunuş içinde durduğu o hali ifade eder. Stoacıların kayıtsızlığına benzemez; o, tutkuları akılla denetlemek değil, daha köklü bir kopuştur: kişinin kendi için istemeyi bırakıp, Tanrı’nın kendi içinde istemesine rıza göstermesidir. Bu, iradenin yok edilmesi değil, dönüşümüdür; insan, onu aşan bir eylemin mekânı haline gelir. Eckhart’ın sözü bu hareketi aydınlatır: içsel aydınlanma, kazanılmış bir bilgi değil, varlığın kendini aşarak ilahi ışığa girdiği bir yükseliştir. Orada artık birey olarak değil, onu önceleyen ve kuşatan bir eserin aracı olarak hareket eder.

Bu kopuş, dünyadan kaçış değil, orada başka türlü var olma biçimidir. Gelassenheit, insani faaliyetleri ortadan kaldırmaz, onları sahiplenme ağırlığından arındırır. Onu deneyimleyen kişi eylemekten vazgeçmez, ama eyleminin meyvesini kendine mal etmez. İlahi ışıkta, başkalarıyla o denli eşit hale gelir; bu, edilgen bir tekdüzelik değil, herkesin aynı kaynağa iştirak etmesidir. Yaptığı ilahi eser, kendisine değil, onda tecelli eden Tanrı’ya aittir. Bu eşitlik, kişiliğin erimesi değil, teslimiyet içinde tamamlanmasıdır.

Gelassenheit böylece basit bir boyun eğişten ayrılır. O, bir teslimiyet hali değil, bir özgürleşmedir: ruhun hiçbir aracı olmaksızın, doğrudan Tanrı’nın karşısında durabildiği, arada hiçbir şeyin engel olmadığı bir ilişkidir. Sürekli bir uyanıklık gerektirir, çünkü ego her an haklarını geri almaya çalışır. Ama gerçekleştiğinde, kopuşun bir kayıp değil, bir kazanç olduğunu gösterir: insanın kendini boşaltarak, onu aşan şeye kucak açabildiği ilahi bir benzeşme.

← sözlüğe dön