Gücünü Kaybetmeden Vermek
Matsés avcısı ve şifacısı Luis Dunu Jiménez Dësi, yaşam enerjisinin bir bedenden diğerine üflenen bir madde olduğu bir dünyayı anlatıyor — ve çok enerjisi olandan az olana geçen, kendisinin eksilmediği bir dünyayı.
Başkasının gücünü aktarmak için Matsés insanı ona burun yoluyla tütün üfler. Hareket kesin, neredeyse tıbbi: burundan üflenen tütün tozu ya da deriye sürülen kurbağa zehri, bir şey geçirir — ne bir bilgi, ne bir lütuf, ama enerji, en somut anlamıyla. Alan kişi daha iyi avlanır, daha çok çalışır, daha isabetli nişan alır. İki nehir arasında, ormanda doğmuş Ibama topluluğunun avcısı ve şifacısı Luis Dunu Jiménez Dësi, El ojo verde adlı derlemeye —Amazon halklarının kendi düşüncelerini kendilerinin anlattığı bir kitap— bu dünyanın biçimini emanet etmiş: gücün, dolaşan bir madde olduğu bir dünya.
İspanyolca Mi nombre es Dunu. Yo nací en Brasil, en la selva entre el río Pardo y el río Yavarí.
Türkçe Adım Dunu. Brezilya’da, ormanda, Pardo Nehri ile Yavarí Nehri arasında doğdum.
Bu enerji bir imge değil. Ruhun parçasıdır, der Dunu — insanların ruhlarının bir parçası olan bir enerjileri vardır — ve daha da tuhafı, yer değiştirir: toz tütünü burundan üfleyerek ya da kurbağa zehrini deriye sürerek bir başkasına aktarılır. İyi bir avcı kendi enerjisini başkalarına verdiğinde, onlar cesaret kazanır, çalışmak ve avlanmak için güç bulur, daha isabetli olurlar. Güç, bir bedende hapsolmuş bir yetenek gibi kalmaz: ödünç verilir, nakledilir.
Ve tek bir türü yoktur. Dunu’nun dünyası ikisini ayırt eder, onlara ad verir.
İspanyolca Dayac es energía para ser activo y buen trabajador, y ambos, mujeres y hombres, tienen dayac. Sinan es energía de chamán, guerrero y cazador.
Türkçe Dayac, aktif olmak ve iyi çalışmak için gereken enerjidir; kadınlar da erkekler de dayac’a sahiptir. Sinan ise şamanın, savaşçının ve avcının enerjisidir.
Dayac, sıradan enerjidir, işi iyi yapmanın gücüdür — onunla hamaklar ve süsler daha iyi dokunur, işe daha iyi sarılır; herkesin dayac’ı vardır. Sinan ise yüce enerjidir, görünmeyene ve tehlikeye göğüs gerenin gücüdür: şamanın, savaşçının, avcının. Dil, çalışmanın gücüyle görenin gücünü karıştırmaz; biz ise ikisi için de “enerji” deriz, bu ayrımı yitirmişiz.
Kalan özellikse, bu enerjinin bizim için taşıdığı tüm çağrışımları altüst eder. Tüketilmez.
İspanyolca Los que tienen mucha energía la pasan a los que tienen menos energía. Pueden pasarle a otro su energía sin que disminuya su propia energía.
Türkçe Çok enerjisi olanlar, az olanlara enerjilerini aktarır. Kendi enerjileri eksilmeden bir başkasına geçirebilirler.
Veren hiçbir şey kaybetmez. Alan çoğalır, veren dolu kalır. Gücün azalmasının tek yolu, daha zayıf birinin size tütün üflemesidir — o zaman sizinkisi onun seviyesine iner. Yön önemlidir, vermek bedel ödetmez. Paylaşmakla eksilen bir sermaye değildir; iki kıyıyı da yükselten bir taşkındır, yeter ki yukarıdan aşağıya aksın.
İşte Matsés sözcüğü, bizimkini bozar. Bizim “enerji”miz fizikten gelir: korunması gereken, aktarılırken tam olarak kaybedilen miktar — sıfır toplamlı bir oyun. “Enerjim kalmadı”, “enerjimi harcıyorum”, “şarj oluyorum” deriz: her zaman sınırlı bir stok, vermekle tükenen. Sinan ise farklı bir muhasebeye uyar, vermek eksiltmez. Ne de törensel armağan, dolaşması gereken minidewak gibidir — çünkü burada zorunluluk yoktur, hiçbir şey devredilmez. Bizde en yakın karşılık, biriktirmekten çok boşaltarak kazandığımız Çinlilerin qi’si olurdu; ama Dunu, kendi gücünü vererek kazanmaz — verirken korur. Onun dünyasının bizimkine sorduğu soru, gücün sınırlı olup olmadığı değildir. Başkalarını güçlendirirken asla yoksullaşıp yoksullaşmadığımızdır.
Alıntılanan Kaynaklar
- Luis Dunu Jiménez Dësi, El ojo verde. Cosmovisiones amazónicas, baskı FORMABIAP/AIDESEP, 3ᵉ éd. corrigée et augmentée, 2025 (1ʳᵉ éd. 2000), çev. texte original en espagnol (cosmovision recueillie auprès de la voix matsés) ; rendu français maison.