İnsanın Yaşam Düzenine Karşı Eylemi
Yi King ve Leopold Etiğinde Uyum ve Topluluk
1738 yılında Propaganda Fide Cemaati kardinallerine sunulan bir yazıda Yi King, salt gözlemden öte bir eser olarak tanıtılır. Metin, olguları betimlemekle yetinmez; insanın çevresiyle ilişkisini düşünme biçimi önerir. Sunduğu bilgelik, edilgen bir tutuma indirgenemez: dünyanın devinimlerine katılımı gerektirir.
Döngülere Katılım
Yi King, açık bir yöntem buyurmaz; yaklaşımı, insanın kopuk bir izleyici olmadığını sezdirir. 1738 tarihli yazı, kesin talimatlar vermeyen, ama insanı dönüşümleri, eyleminin yer bulduğu bir çerçeve olarak görmeye çağıran bir kitaptan söz eder. Bu dönüşümleri dışarıdan bir iradeye tabi kılmak değil, onları birlikte var olunan bir öğe olarak kabul etmektir.
De Guignes’in P. Gaubil’in Shū çevirisinden yayımladığı baskıda, 1738’de Propaganda Fide Cemaati kardinallerine gönderilen Yi King notu yer alır.
Bu not, katılımın nasıllarını ayrıntılandırmaz; ama Yi King’in, insanın doğal döngülere karşıtlık içinde olmadığı bir yol önerdiğini ima eder. Onları görmezden gelmek ya da zorlamak değil, temel bir veri olarak hesaba katmaktır söz konusu olan. Bu bakış açısında insan eylemi, özerkliğiyle değil, daha geniş bir bütün içine yerleşmesiyle tanımlanır.
Topluluk Etiği
Aldo Leopold, Kumlu Bir İlçenin Almanağı’nda insan eylemini farklı bir açıdan ele alır. Etiğin başlangıç noktası şudur: birey, yalnız başına var olmaz; bir topluluğun üyesidir. Bu topluluk yalnızca insanlardan oluşmaz; yaşayan her şeyi kapsar.
TOPLULUK KAVRAMI Bugüne dek her etik, tek bir öncüle dayanır: birey, karşılıklı bağımlı parçalardan oluşan bir topluluğun üyesidir.
Leopold, bu karşılıklı bağımlılığı saptamakla yetinmez. Onu eyleme geçmenin temeli kılar. Birey, topluluğun öteki öğeleriyle bağlantılıysa, eylemi de bu ilişki dışında düşünülemez. Önerdiği etik, bu bağımlılığın kabulüne indirgenmez; insanın seçimlerinde onu gözetmesini gerektirir.
Bu yaklaşım, dünyanın dönüşümlerini yadsımaz; ama onları belirli bir çerçeveden ele alır: her bir parçanın rol oynadığı bir topluluk. Bu bakış açısında insan eylemi, değişimlere uyum sağlamakla değil, topluluğu oluşturan bağları koruma ya da onarma yetisiyle tanımlanır.
Aynı Soruya İki Yol
Yi King ve Leopold, insan eylemini iki ayrı perspektiften ele alır. İlki, doğal döngülere katılımı önerir; onlara egemen olmayı ya da değiştirmeyi amaçlamaz. İkincisi ise varlıkların karşılıklı bağımlılığı üzerine bir etik kurar; insanın, içinde yer aldığı topluluğa karşı sorumluluğu vardır.
Bu iki yaklaşım, zorunlu olarak karşıt değildir. Aynı soruya yanıt ararlar: insan, kendisini aşan bir dünyada nasıl eyleyebilir? Yi King, daha geniş bir düzene katılımla yanıt verir; Leopold ise insanın etkin bir üyesi olduğu topluluğun tanınmasıyla.
Ne biri ne öteki evrensel bir çözüm buyurur. Yi King, eyleme dair kurallar vermez; insanın dünyanın dönüşümleri içindeki yerini düşünme biçimi sunar. Leopold ise kesin bir yöntem tanımlamaz; etiğin yönelimi şudur: insan eylemi, varlıkların karşılıklı bağımlılığını gözetmelidir.
Bu iki yol, bir sentezde buluşmaz; ama her biri, insan eylemini koşullara tepki vermekle sınırlamadan düşünme olanağı sunar. Biri döngülerle uyum sağlamaya çağırır; öteki, yaşayanın öğeleri arasındaki bağları korumaya. Birbirlerini dışlamazlar; aynı soruya tamamlayıcı yanıtlar getirirler.
Alıntılanan Kaynaklar
- Anonyme (classique chinois), The Yî King (Book of Changes), baskı Sacred Books of the East, vol. XVI, Oxford, 1882, çev. James Legge (1882).
- Aldo Leopold, Almanach d un comt des sables, baskı .