Hafıza ve aktarım: canlı arşivler, yazılı arşivler
Bilgilerin ve taşıyıcıların üzerine iki ses
Bir kaldıraç verilsin bize, bir de dayanak noktası… Aktarımın koşulları üzerine düşünmenin kapısını aralayan bu sözler. İki ses, iki bağlam, bilgilerin hafızasına dair iki bakış açısı. Biri, pratiklerde ve anlatılarda varlığını sürdüreni önemsiyor; diğeri, sözün taşıdığı bilgiler üzerinde yazının etkilerini sorguluyor. Ne biri ne öteki tek bir çözüm öneriyor; her biri kendi yolundan, aktarılanın –ve yitip gitme tehlikesi taşıyanın– ne olduğunu ortaya koyuyor.
Hafıza bir kaldıraç olarak
Baptiste Morizot, hafızayı durağan izlere indirgenemeyecek bir şey olarak ele alıyor. Burada söz konusu olan, klasik anlamda arşivler değil; canlının kendisine kök salmış, etkin bir süreklilik. Alıntı, bu arşivlerin ne olduğunu ayrıntılandırmıyor, ama bilgilerin yalnızca kayda geçmekle yetinmediğini ima ediyor. Soru şu: Bu bilgilerin yok olmaması için neye dayanmalı?
Bir kaldıraç verilsin bize, bir de dayanak noktası… 6 Mayıs 2019 Pazartesi günü bilim insanları…
Kaldıraç ve dayanak noktası imgesi, aktarımın mekaniğine gönderme yapıyor. Bilgilerin yalnızca korunacak içerikler olmadığını, yeniden harekete geçirilecek güçler olduğunu ima ediyor. Morizot burada bu bilgilerin nasıl tezahür ettiğini –jestlerde, anlatılarda, insan-dışıyla ilişkilerde mi?– belirtmiyor; ama onların varlığını sürdürmesinin bir eyleme, bir müdahaleye bağlı olduğunu vurguluyor. Dayanak noktası hazır verilmiyor: bulunması ya da yaratılması gerekiyor.
Yazı: araç ve risk
Davi Kopenawa yazı sorununu farklı bir açıdan ele alıyor. Yazıyla ilişkisi gerilimli: topluluğunun haklarını savunmak için yazının yararını kabul ediyor, ama aynı zamanda mesafeli duruyor. Alıntı, Yanomamilerin sözlü aktarımının ayrıntılarına girmiyor; yazıya karşı duyulan güvensizliği açığa çıkarıyor yalnızca. Yazı, gerekli olsa da, masum bir araç değil.
Davi Kopenawa, topluluğundaki gençlerin Beyazların yazısını öğrenerek haklarını daha iyi savunabilmeleri için çaba gösterirken, yazıya ve onun bilme biçimine karşı şamanik çekincelerini de koruyordu; bu projenin öncüsü de oydu.
Kopenawa yazıyı reddetmiyor, ama sınırlarını vurguluyor. “Şamanik çekinceleri” burada açıklanmıyor, ama yazının korumayı vaat ettiği bilgileri dönüştürdüğünü ima ediyorlar. Beyazların yazısı, basit bir araç olarak sunulmuyor: kendine özgü bir bilme biçimini beraberinde getiriyor ve bu da başka aktarım biçimleriyle gerilim içinde. Kopenawa’nın başlattığı proje, çekincelerinden vazgeçmek değil, pragmatik bir uyum.
İki dayanak noktası, iki kaldıraç
Bu iki alıntı doğrudan birbirine yanıt vermiyor. Morizot, bilgilerin varlığını sürdürmesi için bulunması gereken dayanak noktasının niteliğine değinmiyor. Kopenawa ise bir araca –yazıya– değiniyor; onun yararını ve tehlikelerini ölçüyor, ama aktarım üzerine düşüncesinin merkezine yerleştirmiyor. İkisi de bir sentez önermekten, yaklaşımlarının kesişebileceğini ima etmekten kaçınıyor.
Yine de ortak bir soru beliriyor: Bilgiler nasıl olur da kalıntıya dönüşmez? Morizot, onların yeniden etkinleştirilmesi gerektiğini söylüyor, ama nasılını belirtmiyor. Kopenawa ise dışarıdan bir aracın dikkatle kullanılabileceğini gösteriyor, ama söz ile yazı arasındaki gerilimi çözmüyor. Ne biri ne öteki kesin bir yargıya varıyor. Daha çok, bir sorunun koşullarını ortaya koyuyorlar: Bilgiler kendi başlarına korunmaz, onları aktarmanın yolları da asla tarafsız değildir.
Geriye, bu iki sesin askıda bıraktıkları kalıyor. Morizot, özlediği kaldıracın yazı aracılığıyla işleyip işleyemeyeceğini söylemiyor; yazıyı dışlayıp dışlamadığını da. Kopenawa ise şamanik çekincelerinin her türlü arşivlemeyi kapsayıp kapsamadığını, yoksa yalnızca yazının belirli kullanımlarına mı yöneldiğini belirtmiyor. Sözleri çelişmiyor, ama uzlaşmıyor da. Bilgilerin aktarımını, evrensel bir reçeteye başvurmadan, somut koşullarından hareketle düşünmeye açan bir alan yaratıyorlar.
Alıntılanan Kaynaklar
- Baptiste Morizot, Raviver les braises du vivant, baskı .
- Davi Kopenawa, La Chute du ciel, baskı Plon, coll. Terre humaine, 2010, çev. Bruce Albert (propos yanomami recueillis et traduits).