Örtmece
İktidar ile halk arasına yerleşenler aracı değil, anlam simyacılarıdır. Sanatları mı? Sözcükleri tersyüz ederek manipülasyonları gizlemek. Önünüze serilen harita, bu edimin dilleri nasıl birer anlam savaş alanı haline getirdiğini gözler önüne seriyor.
Intermediarios: sözcük, bağ kurma, geçiş vaadi gibi çınlıyor. Oysa Latin kökünün gölgesinde bir ihanet saklıyor. Kendilerine aracı diyenler artık yalnızca aktarmakla yetinmiyor — dönüştürüyor, süzüyor, bozuyorlar. İspanyolca burada bir istisna değil: dilin manipülatörlerinin başvurduğu evrensel bir mekanizmayı açığa çıkarıyor. Çizilen harita, bu saptırmanın yerel bir kaza olmadığını, paylaşılan bir strateji olduğunu gösteriyor.
Sözcüğün altındaki anlam
Intermediarios, Latincedeki intermedius’tan türemiştir; inter (arasında) ve medius (orta) bileşiminden oluşur. Başlangıçta değiş tokuşu kolaylaştıranları — tüccarları, diplomatları, çevirmenleri — ifade eder. Sözcük, tarafsızlık, bozulmadan geçiş fikrini barındırır. Ne var ki bu tarafsızlık, tam da saptırmanın koşulunu oluşturur: aracı köprü olmaktan çıkıp süzgeç haline geldiğinde, sözcük ölümcül bir belirsizlik yüklenir.
Sapmanın soykütüğü
Dönüşüm, incelikli bir tersine çevirmeyle gerçekleşir. Intermediarios artık bağ kuranlar değil, ayıranlardır — konumlarıyla değil, dili kullanma biçimleriyle. Sözcükleri aktarmakla yetinmezler: onları biçimlendirir, yumuşatır, kabul edilebilir kılarlar. Álex Grijelmo’nun alıntısı bu özü yakalar:
Aracılar böylece sözcüklerin büyüsüne kapılmışlardır; toplumun bu manipülasyonlara karşı kendini savunabilmesi imkânsız hale gelir, zira iktidarın dilini yönetenler onun katalizörlerine dönüşür.
Bu, Grijelmo’nun ortaya koyduğu şey, dilin silah olarak baştan çıkarıcılığıdır. Sözcükler artık iletişim aracı değil, tuzaktır. Aracı, arabuluculuk kisvesine bürünerek iktidarın görünmez suç ortağına dönüşür. Artık değiş tokuşu kolaylaştırmak değil, onu denetlemek söz konusudur — üstelik bu denetimin doğal, hatta hayırsever olduğu inancını yayarak.
Aynı örtü, dilden dile
Anlamı tersine çevirerek manipülasyonu gizleme edimi, İspanyolcaya özgü değil. Dilleri bir gölge gibi kateder; farklı biçimler alsa da her zaman tanınır. Aşağıdaki tablo bu haritayı çıkarıyor:
| Langue | Forme du mot | Attestation |
|---|---|---|
| Fransızca | örtmece | ● |
| İngilizce | weasel words | ○ |
| Almanca | Euphemismus | ○ |
| İspanyolca | intermediarios | ● |
| İtalyanca | parole d'ordine | ○ |
| Rusça | подменятели смысла podmenyateli smysla | ● |
| Türkçe | kelime oyunu | ○ |
| Çince | 倒语 dàoyǔ | ○ |
Aynı nitelik (anlamı tersine çevirme) ve aynı nesne (dil manipülatörleri) Fransızca, İspanyolca ve Rusçada yerel kaynaklarla belgelenmiştir. İngilizce, Almanca, İtalyanca, Türkçe ve Çince için kaynak eksikliği (yokluk değil).
attesté par un dévoileur natif · lacune (non encore sourcé) — jamais « absent »
Fransızcada bu mantığı örtmece somutlaştırır. Éric Hazan mekanizmasını şöyle açıklar:
Herkes bunların tamamen kronikleştiğini bilir, ama yine de bir kriz sözcüğüne —kısa süreli bir durum olduğu algısı hâlâ bağlıdır— başvurmak sabırsızlıkları yatıştırır; örtmecelerin LQR’daki amaçlarından biri de budur.
Örtmece yalnızca bir üslup figürü değildir: bir iktidar stratejisidir. Sözcükleri yumuşatarak ifade ettikleri gerçeği de yumuşatır. Söylenen artık olan değildir; susulan ise asıl olandır. Fransızca da İspanyolca gibi, dilin nasıl denetim altına alınarak sahiplerine hizmet edebileceğini gözler önüne serer.
Rusçada ise подменятели смысла (podmenyateli smysla, anlamı değiştirenler) daha da ileri gider. İlya Zemtsov’un açığa vurduğu radikal yaklaşım şöyledir:
Sözcüklerin gerçek anlamının mistifikasyonu —gerçek anlamlarının yerine hayalî olanların konması, bu anlamların bilinçli olarak sınırlanması, geleneksel değerlerin koparılması komünist propagandanın hizmetine sunulmak üzere— tüm bunlar dilin ölmesine yol açar.
Burada sapma bir nüans meselesi değil, doğrudan ikamedir. Anlam yumuşatılmaz: çalınır, yerine başka bir anlam konur. Rusça sözcük baştan çıkarmadan değil, şiddetten söz eder — dil aracılığıyla uygulanan bir şiddetten. Bu bakış açısında aracı artık baştan çıkarıcı değil, hırsızdır.
Kim hâlâ konuşuyor?
Intermediarios İspanyolcaya özgü bir istisna değil. Dilleri aşan bir figürdür; sözcüklerin ardına saklanan iktidarın bir arketipidir. İster örtmecenin baştan çıkarıcılığı, ister ikamenin şiddeti, isterse tersine çevirmenin kurnazlığı olsun, edim aynı kalır: dilin tarafsız olduğu yanılsamasını sürdürmek, oysa onun egemenliğin en etkili silahı olduğunu gizlemek. Sorun artık kimin manipüle ettiği değil, kimin hâlâ dinlediği — ve aramızdan kim sözcükleri oldukları gibi görmeyi kabul ediyor.
Alıntılanan Kaynaklar
- Álex Grijelmo, La seducción de las palabras, baskı Taurus, 2000.
- Éric Hazan, LQR. La propagande du quotidien, baskı Raisons d'agir, 2006.
- Ilya Zemtsov, Советский политический язык, baskı Overseas Publications, 1985.