Yakan Aşk: Mevlânâ’nın Sert Dersi
İlahi olanın ayrı benlik yanılsamasını erittiği an
Mevlânâ’ya göre aşk, ruhu okşayan yumuşak bir duygu değil, varlığımızın yalıtılmışlık yanılsamasını kesen bir bıçaktır. Mesnevi Birinci Defter’de bu düşünceyi, neredeyse zalim denebilecek bir sertlikle işler: Hakiki aşk, hiçbir şeyi esirgemez, en çok değer verdiğimiz şeyleri bile. Onun gözünde bu güç, kalbe dokunmakla yetinmez; onu öyle bir yakar ki geriye yalnızca öz, unuttuğumuz o birlik kalır.
İmtihanla Ders
Mevlânâ, ilahi bir şifacının bir cariyeyi sevgilisini zehirleyerek iyileştirdiği bir hikâye anlatır. Görünürdeki bu şiddet, iki aşk biçimini ayırt etmek içindir. Bir yanda, iki varlığı dönüştürmeden, yüceltmeden birbirine bağlayan yüzeysel bağlılık; diğer yanda, yıkmak için yıkan, perdeleri sıyırıp ardındakini açığa çıkaran aşk. Bu pasaj, acının tesadüf olmadığını, bir yöntem olduğunu gösterir: Aşkın derin doğasını açığa çıkarır; geçici bir duygu değil, benliğin sınırlarını eriten bir enerjidir.
Mevlânâ, bu ayrımın hayati önem taşıdığını bilir. Sözlerinin yanlış anlaşılabileceğinin, aşk üzerine methiyelerinin insani tutkuların yüceltilmesi sanılabileceğinin farkındadır. Ama ısrar eder: Sözünü ettiği aşk, yaratımın geçici biçimlerine takılan aşk değildir. Dünyanın tezahürlerine kapılıp onların kaynağını görmemek tehlikesine karşı uyarır. Özellikle acemi, şeylerin sevgisiyle onları canlandıranı sevmeyi karıştırabilir. İşte bu yüzden, Mevlânâ’ya göre bir üstadın rehberliği şarttır.
Üstadın İlahi Aynadaki Yansıması
Üstad figürü, Mesnevi Birinci Defter’de merkezi bir yer tutar. Mevlânâ onu pek çok biçimde sunar: şifacı, peygamber, veli, hatta hayvan. Onları birleştiren, insanla ilahi arasındaki aracı rolüdür. Sıradan rehberler değildirler; hakikatin yansımaları, ruhun kavuşmak istediği birliğe giden köprülerdir. Mevlânâ, onlara kayıtsız şartsız tabi olunması gerektiğini vurgular, çünkü varlıkları, yanılsamalardan koruyan bir lütuftur.
Yine de sahtekârlık tehlikesini gizlemez. Bazıları, yetkileri olmadan üstatlık taslar; Mevlânâ bu sahte rehberlere karşı uyarır. Onun gözünde üstat ile mürid arasındaki ilişki kutsaldır, çünkü yaratıcı ile yaratılan arasındaki bağı, insani ölçekte yeniden üretir. Ruhun yükselebilmesi, arınabilmesi, sonunda kendini aşan içinde eriyebilmesi bu ilişkiyle mümkündür.
Kendinden Geçişin Erimesi
Sema’nın, ilahi hatırlayış haliyle yapılan müzik dinleyişinin pratiği, bu erimeyi somutlar. Mevlânâ’ya göre, mistik şiir eşliğinde dinlenen müzik, dinleyeni kendinden geçirebilir; benlik silinir. Ortaya çıkan kendiliğinden hareketler sıradan bir dans değil, daha büyük bir kuvvete teslimiyetin tezahürüdür. Tartışmalı da olsa bu uygulama, ilahi aşkın bedende ve ruhta nasıl zuhur edebileceğini, onları birlik içinde harekete geçirebileceğini gösterir.
Mevlânâ, bu yolun risklerini inkâr etmez. Kendinden geçiş, basit bir duygusal coşkuyla karıştırılabilir. Ama gerçekten dinlemeyi bilenler için, yalnızca ilahinin gerçekten var olduğu gerçeğine açılan bir kapıdır. Bağımsız bir varoluş yanılsaması, bir perdedir; aşk ise onu yakıp kül eden ateştir.
Biçimlerin Ötesindeki Birlik
Mevlânâ’nın savunduğu, aşkın bir araç değil, kendi başına bir amaç olduğudur. İlahiyle birleşmeyi bir nesne arar gibi aramak değil, bu birliğin zaten orada, egonun katmanları altında saklı olduğunu fark etmektir. Bu bakış açısında aşk, duyulan bir his değil, kendini yakmaya bırakarak keşfedilen bir gerçekliktir.
Cariye ile sevgilisinin zehirlendiği hikâye, böylece bütün anlamını bulur. Acı bir ceza değil, bir açığa çıkarmadır: Yaşadığımızı sandığımız şeyin bir gölge, ışığın ise ötesinde olduğunu gösterir. Mevlânâ kolay bir yol sunmaz; ama gerekli olanı: Aşka her adım, bizi hakikatten ayıranı eriten bir adımdır.
İngilizce Rumi makes it clear through this harsh lesson that the love discussed in the prologue as an annihilating force is divine love, by contrasting it with the fickle love of a pair of superficial lovers.
Türkçe Mevlânâ’nın bu sert dersiyle, girişte yok edici bir güç olarak anılan aşkın ilahi aşk olduğunu, gelip geçici bir çiftin yüzeysel aşkıyla karşıtlık içinde ortaya koyar.
Alıntılanan Kaynaklar
- Rûmî, The Masnavi Book One, baskı , çev. texte original anglais ; rendu français maison.