Çalışma Yoluyla Islah Kampı
Zorunlu çalışma kamplarının dehşetini iki heceyle örtbas eden bir sözcük. Toplu neşenin görüntüsü ardında bedenleri ve zihinleri ezen bir makine gizlenir. Dilsel karşılaştırma, aynı nesneyi gizlemek için başka dillerin de benzer maskeler ürettiğini ortaya koyuyor.
Çalışma kampı: Orwell’in distopik İngilizcesinde şekillenen, görünüşte masum bir sözcük. İki hece, eşit bir ritim, neredeyse neşeli bir tını. Oysa bu sözcüksel kabuğun altında, 20. yüzyılın en alaycı örtmecelerinden biri yatıyor. Sözcük bir eğlence mekanını değil, kurumsallaşmış bir acı alanını tanımlıyor; neşe, yalnızca sistematik sömürüyü gizlemek için kullanılan bir tuzak.
Sözcüğün Altındaki Anlam
Joycamp, Orwell’in uydurduğu bir sözcük. İki açık kökten oluşuyor: joy (neşe, Orta İngilizce joie’den, Fransızca joie aracılığıyla Latince gaudia’dan geliyor) ve camp (kapalı alan, Latince campus’tan, yani sınırları belirlenmiş bir arazi). Kökeninde, bir şenlik alanı, tatil kolonisi ya da toplu dinlence mekanını çağrıştırabilir. Ancak Newspeak sözlüğünde, anlamı boşaltılarak yalnızca bir sis perdesine dönüşüyor. Neşe artık bir aldatmaca, baskıcı bir sistemin imajını yumuşatmaya yarayan boş bir vaat.
Kaymanın Soykütüğü
Bin Dokuz Yüz Seksen Dört’te Orwell, Newspeak’in dili nasıl bir tahakküm aracına dönüştürdüğünü gösterir. Sözcükler kısaltılır, anlamları tersyüz edilir, sesleri manipüle edilerek her türlü eleştiriyi düşünülmez hale getirilir. Joycamp, bu sistemin tipik örneğidir: zararsız görünen, ama yapısıyla –iki hece, dengeli bir vurgu– düşünceyi uyuşturmak üzere tasarlanmış bir terim. Sözcük betimlemez, gizler. Zorunlu çalışma kamplarını adlandırmak yerine, onları sahte bir hafiflikle giydirir; sanki acı, basit bir sözcük oyunu ile silinebilirmiş gibi.
Neredeyse istisnasız olarak bu sözcükler – goodthink, Minipax, prolefeed, sexcrime, joycamp, Ingsoc, bellyfeel, thinkpol ve daha niceleri – iki ya da üç heceli, ilk ve son heceleri eşit vurgulu sözcüklerdi.
Orwell’in alıntısı, bu çarpıtmanın boyutunu ortaya koyuyor. Joycamp, tek başına bir sözcük değil, goodthink, Minipax, prolefeed gibi terimlerden oluşan bir zincirin halkası. Mekanizma ikili: bir yandan dehşet, olumlu çağrışımlarla (joy) süslenerek örtbas edilir; diğer yandan, sıradanlaştırılarak (camp) neredeyse tanıdık hale getirilir. Gizlenen nesne, zorunlu çalışma kampları, sözcüğün ardında bir hayalete dönüşür; dilin adlandırmayı reddettiği bir gerçeklik.
Aynı Peçe, Dilden Dile
Bu durum yalnızca İngilizceye özgü değil. Aynı baskı mekanizmalarını adlandırmak için başka diller de benzer örtmeceler üretmiş; zorunlu çalışma, “ıslah” ya da “düzeltme” kisvesi altında sunulmuştur. Dilsel karşılaştırma, bu örtbas etme biçiminin (acımasız örtmece) ve gizlenen nesnenin (zorunlu çalışma kampları) farklı siyasi ve dilsel bağlamlarda nasıl kesiştiğini gösteriyor.
| Langue | Forme du mot | Attestation |
|---|---|---|
| fransızca | camp de rééducation par le travail | ○ |
| İngilizce | joycamp | ● |
| Almanca | Arbeitserziehungslager | ○ |
| İspanyolca | colonia penitenciaria | ○ |
| İtalyanca | colonia penale | ○ |
| Rusça | исправительно-трудовой лагерь ispravitel'no-trudovoy lager' | ● |
| Türkçe | çalışma kampı | ○ |
| Çince | 劳动教养 láodòng jiàoyǎng | ○ |
Aynı nitelik (acımasız örtmece) ve aynı nesne (zorunlu çalışma kampları) İngilizce ve Rusçada yerel kaynaklarla belgelenmiştir. Fransızca, Almanca, İspanyolca, İtalyanca, Türkçe ve Çince’de kaynak eksikliği (yokluk değil).
attesté par un dévoileur natif · lacune (non encore sourcé) — jamais « absent »
Rusça örneği: исправительно-трудовой лагерь (ıslah edici çalışma kampı) aynı mantığı yansıtıyor. Исправительно (ıslah edici, düzeltici) sözcüğü olumlu, neredeyse terapötik bir amaç çağrıştırırken, трудовой (çalışma) ve лагерь (kamp) terimleri somut bir gerçekliğe işaret ediyor. Ancak bu görünümün ardında aynı gerçek yatıyor: çalışma, bir kurtuluş aracı değil, ceza ve sömürü aracı.
Yirmi dakikadan fazla gecikme ya da bir ay içinde birkaç küçük gecikme, altı aya kadar zorunlu çalışma cezasıyla karşılanıyordu; tekrarlanması halinde ise uzun süreli sürgün ya da kamp hapsi uygulanıyordu.
Yerel kaynak, Rusça terimin de joycamp gibi belirsizlik üzerine kurulu olduğunu doğruluyor. Исправительно-трудовой, ahlaki bir ilerleme, bir düzeltme misyonu çağrıştırırken, лагерь sözcüğü toplama kamplarını ya da Gulag’ları akla getiriyor. Sözcük tam olarak yalan söylemiyor –kampların varlığını inkâr etmiyor– ama doğasını çarpıtıyor; sanki acı, sözde kolektif bir iyiliğe hizmet ediyormuş gibi.
Dilin Susarak Yalan Söylemesi
Joycamp ve benzerleri, dilin hataları değil, bilinçli tercihleri. Daha geniş bir gerçeği açığa çıkarıyorlar: sözcükler asla tarafsız değildir. Bir dil şiddeti örtbas ettiğinde, onu ortadan kaldırmaz; yalnızca görünmesini zorlaştırır. Okuyucuya düşen, peçeyi sözcük sözcük yırtmaktır.
Alıntılanan Kaynaklar
- George Orwell, Nineteen Eighty-Four (The Principles of Newspeak), baskı Penguin.
- Ilya Zemtsov, Советский политический язык, baskı Overseas Publications, 1985.